Alkollü şekilde araç kullanımınız trafik kontrol noktasında tespit edilmesi halinde ehliyetinize süreli şekilde el konulur. Ehliyetinize süreli el konulması yanında ayrıca tarafınıza idari para cezası uygulanır.
İLK DEFA ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIM CEZASI ve EHLİYETİN GERİ ALINMASI SÜRECİ
Hususi araçlarda 0.50 promil üzeri, ticari araçlarda ise 0.20 promil üzeri ilk defa alkollü araç kullanımında ehliyetinize 6 ay süreyle el konulur.
Ayrıca ilk ihlalden dolayı 25.000,00 TL idari para cezası uygulanır.
100 promil üzeri yakalanmada ise ayrıca TÜRK CEZA KANUNU 179.madde “trafik güvenliğini tehlikeye sokmak” suçundan dolayı hakkınızda savcılık soruşturma başlatır.
İlk ihlalden dolayı ehliyetinize el konma süresi dolduğu zaman ehliyetinize el koyan trafik şubeden ehliyetinizi hemen teslim alabilirsiniz.
İKİNCİ DEFA ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIM CEZASI ve EHLİYETİN GERİ ALINMASI SÜRECİ
Hususi araçlarda 0.50 promil üzeri, ticari araçlarda ise 0.20 promil üzeri ikinci defa alkollü araç kullanımında ehliyetinize 2 yıl süreyle el konulur.
Ayrıca ikinci ihlalden dolayı 50.000,00 TL idari para cezası uygulanır.
100 promil üzeri yakalanmada ise ayrıca TÜRK CEZA KANUNU 179.madde “trafik güvenliğini tehlikeye sokmak” suçundan dolayı hakkınızda savcılık soruşturma başlatır.
Belgelerini geri almak isteyen sürücülerin ilk 12 ay içerisinde “Sürücü Davranışları Geliştirme Eğitimi eğitime başvuru yapmaları, eğitim programına katılmaları ve başarılı olarak tamamlamaları gerekmektedir. Detaylı bilgi için https://proje.asm.gov.tr/sudge-bilgi.aspx
Ehliyetinize el konma süresi dolduğu zaman “SÜDGE” tamamlama belgenizle ehliyetinize el koyan trafik şubeden ehliyetinizi hemen teslim alabilirsiniz.
ÜÇÜNCÜ DEFA ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIM CEZASI ve EHLİYETİN GERİ ALINMASI SÜRECİ
Hususi araçlarda 0.50 promil üzeri, ticari araçlarda ise 0.20 promil üzeri ikinci defa alkollü araç kullanımında ehliyetinize 5 yıl süreyle el konulur.
Ayrıca üçüncü ihlalden dolayı 150.000,00 TL idari para cezası uygulanır.
100 promil üzeri yakalanmada ise ayrıca TÜRK CEZA KANUNU 179.madde “trafik güvenliğini tehlikeye sokmak” suçundan dolayı hakkınızda savcılık soruşturma başlatır.
Belgelerini geri almak isteyen sürücülerin ilk 12 ay içerisinde “Sürücü Davranışları Geliştirme Eğitimi eğitime başvuru yapmaları, eğitim programına katılmaları ve başarılı olarak tamamlamaları gerekmektedir. Detaylı bilgi için https://proje.asm.gov.tr/sudge-bilgi.aspx
Sürücülük yeteneklerinizin ölçüldüğü resmi bir psikoteknik testine girmeniz zorunludur.
Ehliyetinize el konma süresi dolduğu zaman “SÜDGE” tamamlama belgenizle ve psikoteknik belgenizle ehliyetinize el koyan trafik şubeden ehliyetinizi hemen teslim alabilirsiniz.
EHLİYETE EL KOYMA VE İDARİ PARA CEZASINA İTİRAZ YOLLARI
Trafik ekibinin uyguladığı idari para cezası ve ehliyete el koyma tutanağına karşı, kararın size tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği’ne dilekçe ile itiraz etme hakkınız bulunur.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı
2020/3631 E. ,
2023/4244 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3631
Karar No : 2023/4244
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
3- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
4- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Trafik denetimi sırasında alkolmetre ile yapılan ölçüme göre 0,70 promil
alkollü olduğu tespit edilen davacının,
1- Aday sürücü belgesinin iptal edilmesine ilişkin 14.03.2020 günlü Ankara
Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü işlemi ile;
2- İşlemin dayanağı olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2.
fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20
promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..."
ifadesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Olay günü alkol almadığı, yeniden alkolmetreye üflemek istediğini söylediği,
bunun mümkün olmadığının söylenmesi üzerine kendi imkanlarıyla test yaptırdığı
ve test sonucunun da “<10 mg/dl (0,1 promil)" olarak çıktığı, doktor
tarafından bu sonucun etanol testinin negatif olduğu ve hiç alkol almamış
kişilerde 0-10 mg/dl aralığında olduğuna işaret ettiğinin belirtildiği, yine
kendisi tarafından Adli Tıp Uzmanı tarafından alınan raporda denetim sırasında
alkol almadığı kanaatine varılmış olduğu, Karayolları Trafik Kanununda aday
sürücülerin 0,50 promil ve altında alkollü olarak hususi araç kullanmalarının
yasak olduğuna dair herhangi bir hüküm ya da yaptırım bulunmadığı, Kanuna
aykırı Yönetmelik çıkarılamayacağı, Yönetmeliğin dava konusu maddesinin de
kendi içinde çelişki barındırdığı, doğrudan sürücü belgesi iptalinin orantısız
olduğu, uygulanan yaptırıma ilişkin olarak herhangi bir yaptırım tutanağı
düzenlenmediği, böyle bir tutanağın tebliğ de edilmediği, denetim sırasında
yapılan ölçümün hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI :
DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemlerin kendi yetkisi
dahilinde olmadığı, hasım konumundan çıkarılmaları; usule ilişkin itirazlar
yerinde görülmezse haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiği
savunulmaktadır.
DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Aday sürücülerin 0,21-0,50 promil alkol
kullandıklarının tespiti halinde sürücü belgesinin daimi olarak iptal edildiği,
ancak trafik para cezası uygulanmadığı, idari para cezası uygulanmayan aday
sürücülerin sürücü kursuna müracaatta psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri
uzmanı muayenesinin arandığı ancak geri alma süresi şartının aranmadığı; 2918
sayılı Kanunun EK 17. maddesinde aday sürücülerin sürücü belgelerinin iptal
edilme şartlarının yönetmelikle düzenleneceğinin kural altına alındığı,
Yönetmelikte de bu konuda düzenleme yapıldığı, davacının Sulh Ceza Hakimliğine
yaptığı itirazda da Mahkemece Yönetmeliğe göre sürücü belgesinin iptaline karar
verilebileceğinin belirtildiği, ayrıca solunum havasından yararlanılarak
kan-alkol düzeyinin belirlenmesi yönteminin güvenilirliği konusunda alınmış
bilimsel mütalaa bulunduğu savunulmaktadır.
DAVALI ÇEVRE, … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Taraflarınca tesis edilen bir işlem
bulunmadığından hasım konumundan çıkarılmaları, bu talepleri yerinde
görülmediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … VALİLİĞİ'NİN SAVUNMASI: Davacı tarafından tutanakların ihtirazi kayıt
konulmaksızın imzalandığı, durumun kabul edildiği, mevzuata uygun işlem tesis
edildiği, zamana ve biyolojik yapıya bağlı olarak vücuttaki alkol oranının
azalması olağan olduğundan yapılan ilk alkol ölçümüne göre tesis edilen işlemde
hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Trafik denetimi sırasında alkolmetre ile yapılan ölçüme göre 0,70
promil alkollü olduğu tespit edilen davacının, aday sürücü belgesinin iptal
edilmesine ilişkin 14.03.2020 günlü Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü
işlemi ile işlemin dayanağı olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3.
maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine
bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit
edilmesi..." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı 48. maddesinin 1.
fıkrasında; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü
olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, 2. fıkrasında;
uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün
kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılacağı hüküm
altına alınmış, 3. fıkrasında; kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça
müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde teknik cihazla
ölçümü kabul etmemesi veya ölçüme itiraz etmesi halinde uygulanacak usule yer verilmiş;
"Aday Sürücülük" başlıklı Ek 17. maddesinde; ilk defa sürücü belgesi
alanlar en az bir yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler. Aday
sürücülüğünün süresi; aday sürücülerin sürücü belgesinin iptal edilme ve
yeniden sürücü belgesi alma şartları ile diğer usul ve esaslar yönetmelikle
düzenlenir. Aday sürücülerle ilgili olarak yönetmelikle belirlenen iptal edilme
şartlarının oluşması halinde, bu Kanunun 6 ıncı maddesinde sayılan görevliler
tarafından sürücü belgeleri iptal edilir, hükmü yer almıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde
yer alan ibare yönünden;
Yönetmeliğin Ek 3. maddesinde Aday Sürücülüğe ilişkin esaslar belirlenmiş olup,
kuralda; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sürücü
belgesi alanlar ile herhangi bir sebeple sürücü belgesi iptale dilmiş olup da
yeniden sürücü belgesi alanlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl
süreyle aday sürücü olarak kabul edilir. Aday sürücülük süresi içerisinde 2918
sayılı Kanunun;
a) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üç kez ihlal edilmesi,
b) 48 nci veya 118 nci maddelerine istinaden sürücü belgelerinin geri alınması,
c) 51 nci maddesinin üç kez ihlal edilmesi
ç) 53 ncü maddesinin ikinci fıkrasının üç kez ihlal edilmesi
d) 74 ncü maddesinin üc kez ihlal edilmesi
e) Koruyucu tertibatın kullanılması ile ilgili 78 nci maddesinin üç kez ihlal
edilmesi hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi veya araç cinsine
bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit
edilmesi veya toplam 75 ceza puanının aşılması durumunda sürücü belgesi trafik
görevlilerince iptal edilir.
Belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için, sürücü
kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt
sürücü sertifikası alması gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime
başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirmeye
psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını
gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı ve varsa iptal nedenlerinde yer alan
geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması zorunludur", düzenlemesi
yer almıştır.
Davaya konu Yönetmelik kuralının dayanağı olan Yasa hükmünde, aday sürücü
belgesinin iptaline ilişkin koşulların Yönetmelik ile düzenleneceğinin hükme
bağlandığı ve ayrıntının idarece düzenlenmesine karar verildiği görülmekle,
Yönetmelik kuralının Yasa hükmüne aykırılık teşkil etmediği açıktır.
Davacının sürücü belgesinin iptaline ilişkin 14.03.2020 günlü işlem yönünden
2918 sayılı Kanun'un 48. maddesinde; rutin trafik denetiminde yapılacak alkol
ölçümü yeterli kabul edilmiş, kontrolü yapan trafik ekiplerine sürücünün ölçüm
sonucunu kabul etmemesi halinde başkaca bir işlem yapma görevi ve ölçüm yapılan
sürücü için itiraz usulüne yer verilmemiş, ancak ölümlü/ yaralanmalı veya maddi
hasarlı trafik kazası halinde ise sürücülerin alkol ölçümünü kabul etmemesi
halinde izlenecek yol gösterilmiştir.
Anılan maddede bu şekilde bir ayrım yapılmış ise de, rutin trafik denetiminde
yapılan ölçüm sonucunda kişinin bir sağlık kuruluşuna başvurmasını, tekrar
ölçüm yapılmasını engeller nitelikte bir hükme yer verilmemiştir.
Nitekim, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinin 3. fıkrasının (f)
bendinde de görevlilerce tekrar ölçüm yapılmayacağı belirtilmiş, ancak yine
kişinin kendi imkanlarıyla sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyen bir
düzenleme yapılmamıştır
Bu itibarla; davacının, alkol ölçümünün doğru olmadığı yönündeki iddiasını
ispatlama imkanının ortadan kaldırılmaması gerekmekte olup; aksi yaklaşım;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında savunma hakkının ve
Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin hukuka aykırı bir
biçimde sınırlanması anlamını taşıyacaktır.
Bu değerlendirmeler karşısında; davacının, kanındaki alkol oranının tespiti
bakımından kendi imkanlarıyla yaptırdığı kan testinin değerlendirmesi
gerekmektedir.
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nca ortalama olarak kandaki alkol düzeyinin
bir saatte 15 mg/dl (0,5 promil) azaldığının kabul edildiği belirtilmiştir.
Kaldı ki; farklı saatlerde yapılan iki ölçümün bulunması halinde; ikinci ölçüme
her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranının belirleneceği
17/04/2015 tarihli değişiklikle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.
maddesinde de ye almıştır.
Davacının kanındaki alkol oranının tespiti için yapılan iki ölçüm arasında 100
dakika zaman farkı vardır. Bu zaman farkında davacının kanındaki alkol
miktarının ortalama 0,25 promil azaldığını kabul etmek zorunludur.
Bu promil farkının hastanede yapılan ölçüm sonucuna eklenmesi halinde davacının
kanındaki alkol düzeyinin ilk ölçüm anında 0,35 promil olduğu; buna göre ise
olay günü ilk ölçüm anında, davacının kanındaki alkol miktarının 0,20 promilden
çok olduğu düşünülebilir ise de, bu durum denetim sırasında yapılan ölçümün de
hatalı olduğunu gösterir.
Davacı hakkında tanzim olunan kan sonuç raporu altına hekimce etanol testinin
negatif olduğunun ve hiç alkol almamış kişilerde bile 0-10 mg/dL aralığında
olması bekleneceği şerh edildiğinden ve davacı tarafından da bu yönde bir adli
tıp uzmanı raporu sunulduğundan davacının yasal mevzuatta aranılan sınırın
üstünde alkol aldığından bahsedilemeyeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davanın yönetmeliğe karşı açılan kısmı yönünden davanın
reddi, bireysel işlem yönünden ise dava konusu işlemin iptali gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Aday sürücü belgesi bulunan davacının, 14.03.2020 tarihinde saat 01:13'te
yapılan alkol denetiminde 0,70 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesi uyarınca aday sürücü belgesi
iptal edilmiştir.
Bunun üzerine aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin işlem ile dayanak
düzenleyici işlem olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2.
fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20
promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..."
ifadesinin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim
Değişikliği Bakanlığı'nın husumete ilişkin usuli itirazları yerinde
görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin,
toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına
saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere
dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiş;
"Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde; herkesin, meşrû vasıta
ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı
olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, 125.
maddesinde ise idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık
olduğu kurala bağlanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı
6. maddesinde; bir suç ile itham edilen herkesin, suçluluğu yasal olarak sabit
oluncaya kadar masum sayılacağı belirtilmiş ve savunmasını hazırlamak için
gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmak bir suç ile itham edilenlerin sahip
olduğu asgari haklar arasında sayılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı 48. maddesinde;
"Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan
sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit
amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır. Kişinin yaralanmalı veya ölümlü
ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde,
ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknik cihaz ile
yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen
bu sürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık
Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı
madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya
idrar gibi örnekler alınır. Bu işlem bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 75 inci maddesi hükümleri, beşinci fıkrası
hariç olmak üzere uygulanır. (...) Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin
üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili
bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü
belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü
olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.
Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son
ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci
defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl
süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası
verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü
belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde
belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar. (...) Alkol,
uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin tespiti için kullanılacak teknik cihazların
sahip olacağı asgari koşullar ile diğer usul ve esaslar yönetmelikte
gösterilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun "Aday sürücülük" başlıklı Ek 17. maddesinde ise;
"İlk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yıl süre ile aday sürücü olarak
kabul edilirler. Aday sürücülüğün süresi, aday sürücülerin sürücü belgelerinin
iptal edilme ve yeniden sürücü belgesi alma şartları ile diğer usul ve esaslar
yönetmelikle düzenlenir. Aday sürücülerle ilgili olarak yönetmelikte belirtilen
iptal edilme şartlarının oluşması hâlinde, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan
görevliler tarafından sürücü belgeleri iptal edilir." hükümleri yer
almaktadır.
18.07.1997 tarih ve 23053 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı
maddeler etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı 97. maddesinde;
"Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki
alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve
kanlarındaki alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin
karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Trafik görevlilerince sürücüler her zaman
alkol kontrolüne tabi tutulabilirler. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kontrolü
ise durumundan şüphe edilen sürücüler üzerinde yapılır. Trafik görevlilerince
sürücülerin alkol oranlarının tespitinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır:
a) Sürücülerin alkol oranlarının tespitinde; tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza
ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış
teknik cihazlar kullanılır. b) Yapılan ölçüm sonucunda yasal sınırların
üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye 2918 sayılı
Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen miktarlarda idari para
cezası verilerek, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş
yıl içinde sürücü belgeleri birinci defasında altı ay, ikinci defasında iki
yıl, üç veya üçten fazlasında ise her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır.
c) Teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48
inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen miktarda idari para cezası
verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. ç) Yasal sınırların üzerinde
alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler ile teknik cihaz
kullanılmasını kabul etmeyen ve bu nedenle hakkında işlem yapılan sürücüler
araç kullanmaktan men edilir. d) Yapılan tespit sonucunda 1,00 promilin
üzerinde alkollü olduğu tespit edilen ve 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesine
göre işlem yapılan sürücüler, haklarında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun
179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere
mahalli zabıtaya teslim edilir. e) 1,00 promilin altında alkollü olmasına
rağmen, alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek
durumda olduğu tutanakla tespit edilen sürücü, hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem
yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir. f) Teknik cihazla yapılan ölçüm
sonucuna itiraz edilmesi durumunda tekrar ölçüm yapılmaz, yapılan işlemlere
itiraz 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27 nci maddesi
kapsamında ilgili mahkemelere yapılır." hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Aday Sürücülük" başlıklı Ek 3. maddesinde de;
"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sürücü belgesi
alanlar ile herhangi bir sebeple sürücü belgesi iptal edilmiş olup da yeniden
sürücü belgesi alanlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle
aday sürücü olarak kabul edilir. Aday sürücülük süresi içerisinde 2918 sayılı
Kanunun; a) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üç kez ihlal
edilmesi, b) 48 inci veya 118 inci maddelerine istinaden sürücü belgelerinin
geri alınması, c) 51 inci maddesinin üç kez ihlal edilmesi, ç) 53 üncü
maddesinin ikinci fıkrasının üç kez ihlal edilmesi, d) 74 üncü maddesinin üç
kez ihlal edilmesi, e) Koruyucu tertibatın kullanılması ile ilgili 78 inci
maddesinin üç kez ihlal edilmesi hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi
veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç
kullanıldığının tespit edilmesi veya toplam 75 ceza puanının aşılması durumunda
sürücü belgesi trafik görevlilerince iptal edilir. Belgesi iptal edilenlerin
tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmeleri ve
yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları
gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi
tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi
sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna
ibrazı ve varsa iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın
geçmiş olması zorunludur." kuralları yer almaktadır.
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
İptali istenen düzenleme şu şekildedir;
"Aday sürücülük
Ek Madde 3 ‒
(Ek:RG-17/4/2015-29329)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sürücü
belgesi alanlar ile herhangi bir sebeple sürücü belgesi iptal edilmiş olup da
yeniden sürücü belgesi alanlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl
süreyle aday sürücü olarak kabul edilir.
Aday sürücülük süresi içerisinde 2918 sayılı Kanunun;
(...)
e) Koruyucu tertibatın kullanılması ile ilgili 78 inci maddesinin üç kez ihlal
edilmesi hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi veya araç cinsine
bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit
edilmesi veya toplam 75 ceza puanının aşılması durumunda sürücü belgesi trafik
görevlilerince iptal edilir."
Davaya konu Yönetmelik kuralının dayanağı olan Yasa hükmünde, aday sürücü
belgesinin iptaline ilişkin koşulların Yönetmelik ile düzenleneceğinin hükme
bağlandığı ve ayrıntının idarece düzenlenmesine karar verildiği görülmekle,
Yönetmelik kuralının Yasa hükmüne aykırılık teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; aday sürücülerle, diğer sürücüler bakımından farklı alkol sınırı
belirlenmesinin, birbirinden farklı iki hukuki duruma ilişkin olması karşısında
hukuka aykırı bir yönü bulunmadığı görüldüğünden bu yönden de işlemde hukuka
aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının sürücü belgesinin iptaline ilişkin 14.03.2020 günlü işlemin
incelenmesi:
2918 sayılı Kanun'un 48. maddesinde; rutin trafik denetiminde yapılacak alkol
ölçümü yeterli kabul edilmiş, kontrolü yapan trafik ekiplerine sürücünün ölçüm
sonucunu kabul etmemesi halinde başkaca bir işlem yapma görevi ve ölçüm yapılan
sürücü için itiraz usulüne yer verilmemiş, ancak ölümlü/ yaralanmalı veya maddi
hasarlı trafik kazası halinde ise sürücülerin alkol ölçümünü kabul etmemesi
halinde izlenecek yol gösterilmiştir.
Anılan maddede bu şekilde bir ayrım yapılmış ise de, rutin trafik denetiminde
yapılan ölçüm sonucunda kişinin bir sağlık kuruluşuna başvurmasını, tekrar
ölçüm yapılmasını engeller nitelikte bir hükme yer verilmemiştir.
Nitekim, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinin 3. fıkrasının (f)
bendinde de görevlilerce tekrar ölçüm yapılmayacağı belirtilmiş, ancak kişinin
kendi imkanlarıyla sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyen bir düzenleme
yapılmamıştır.
Bu itibarla; davacının, alkol ölçümünün doğru olmadığı yönündeki iddiasını
ispatlama imkânının ortadan kaldırılmaması gerekmekte olup; aksi yaklaşım;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında savunma hakkının ve
Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin hukuka aykırı bir
biçimde sınırlanması anlamını taşıyacaktır.
Bu değerlendirmeler karşısında; davacının, kanındaki alkol oranının tespiti
bakımından kendi imkânlarıyla yaptırdığı kan testinin değerlendirmesi
gerekmektedir.
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nca ortalama olarak kandaki alkol düzeyinin
bir saatte 15 mg/dl (0,15 promil) azaldığının kabul edildiği belirtilmiştir.
Kaldı ki; farklı saatlerde yapılan iki ölçümün bulunması halinde; ikinci ölçüme
her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranının belirleneceğine
ilişkin düzenleme 17/04/2015 tarihli değişiklikle Karayolları Trafik
Yönetmeliğinin 97. maddesinde de yer almıştır.
Davacının kanındaki alkol oranının tespiti için yapılan iki ölçüm arasında 100
dakika zaman farkı vardır. Bu zaman farkında davacının kanındaki alkol
miktarının ortalama 0,25 promil azaldığını kabul etmek zorunludur.
Denetim saatinden 100 dakika sonra hastanede yapılan kan testi ölçümüne göre
davacının kanındaki alkol oranının "<10 (0,1) promil" olarak
belirlendiği görüldüğünden rapordaki en düşük miktar kabul edildiğinde dahi
davacının kanındaki alkol düzeyinin ilk ölçüm anında 0,25- 0,35 promil arasında
olduğu; buna göre ise olay günü denetim anında, davacının kanındaki alkol
miktarının 0,20 promili aştığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davacı hakkında tanzim olunan kan sonuç raporu altına hekimce
etanol testinin negatif olduğu şerh edilmiş, davacı tarafından da bu yönde bir
adli tıp uzmanı raporu sunulmuş ise de; davacının ilk ölçüm ve kan sonucuna
göre alkol aldığının tespit edildiği ve alkollü olarak araç kullanma fiili
sebebiyle hakkında işlem tesis edildiğine ilişkin tutanakların davacının
itirazsız imzaladığının anlaşılması karşısında; hiç alkol almayanların kanında
da "<10 (0,1) promil" alkol saptanabileceği yönündeki iddiasına
itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde
bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca
…-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra
istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari
Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
29/09/2023 tarihinde oyçokluğu ilekarar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, aday sürücü belgesi bulunan davacının, 14.03.2020 tarihinde saat
01:13'te yapılan alkol denetiminde 0,70 promil alkollü olduğunun tespit
edilmesi üzerine aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin işlem ile dayanak
düzenleyici işlem olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2.
fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20
promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..."
ifadesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin,
toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına
saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere
dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Aday sürücülük" başlıklı
Ek 17. maddesinde; "İlk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yıl süre ile
aday sürücü olarak kabul edilirler. Aday sürücülüğün süresi, aday sürücülerin
sürücü belgelerinin iptal edilme ve yeniden sürücü belgesi alma şartları ile
diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Aday sürücülerle ilgili olarak
yönetmelikte belirtilen iptal edilme şartlarının oluşması hâlinde, bu Kanunun 6
ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından sürücü belgeleri iptal
edilir." hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanunun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında
araç sürme yasağı" başlıklı 48. maddesinde ise 0,50 promilin üzerinde
alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç
oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verileceği ve sürücü
belgesinin altı ay süreyle geri alınacağı, hususi otomobil dışındaki araçları
alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırının 0,21 olarak
uygulanacağı belirtilmiştir.
2918 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinde aday sürücü belgelerinin iptal edilme
şartlarının yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş ise de, aynı Kanunda normal
sürücüler yönünden sürücü belgelerinin geri alınması yaptırımına konu olan
eylem 0,50 promilin üzerinde alkollü araç kullanmak olarak belirlenmiş iken
aday sürücüler yönünden herhangi bir kanuni dayanak olmaksızın bu sınırın
Yönetmelikte 0,20 promil olarak belirlendiği görülmektedir.
Bu durumda, dayanak Kanunda öngörülmeyen ve cezai sonuç bağlanan "....veya
araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç
kullanıldığının tespit edilmesi..." fiilini içeren düzenleyici işlem ve
buna bağlı olarak tesis edilen aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin işlemde
hukuka uyarlık bulunmadığından iptali gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına
katılmamaktayız.
ÖRNEK DİLEKÇE
... SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE
İTİRAZ
EDEN : [Adınız
Soyadınız] - (T.C. Kimlik No: .........................)
ADRES :
İLETİŞİM : [Telefon Numaranız]
KARŞI TARAF : [Cezayı Yazan İl/İlçe] Emniyet Müdürlüğü / Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü
İTİRAZ KONUSU : .../.../2026 tarihli, ......... seri ve ......... sıra numaralı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı ile Sürücü Belgesinin Geri Alınması Tutanağına itirazımdır.
TEBLİĞ TARİHİ : .../.../2026 (Ceza yüzünüze yazıldıysa ceza tarihiyle aynı günü yazın)
AÇIKLAMALAR :
- .../.../2026 tarihinde, idaresindeki ......... plakalı aracım ile seyir halindeyken yapılan trafik kontrolünde, alkometre cihazı ile yapılan ölçüm neticesinde bende ......... promil alkol tespit edildiği iddia edilmiştir. Bu ölçüme istinaden hakkımda yasal işlem yapılarak sürücü belgeme 2 yıl süreyle el konulmuş ve idari para cezası uygulanmıştır.
- Söz konusu alkometre cihazı ile yapılan ölçüm gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki; Olay esnasında alkol almamış olmama rağmen cihaz hatalı ölçüm yapmıştır / Ölçüm cihazının kalibrasyon tarihi geçmiş olup teknik ömrünü tamamlamıştır / Cihaz ölçümünden hemen sonra hastaneden aldığım resmi adli tıp kan raporunda alkolsüz olduğum kanıtlanmıştır vb.)
- Trafik ekiplerince kullanılan cihazın kalibrasyon ayarlarının bozuk olması veya usulüne uygun ölçüm yapılmaması nedeniyle hatalı bir sonuç ortaya çıkmıştır. Somut veri ve kesin delil niteliği taşımayan bu teknik ölçüm hatası yüzünden 2 yıl süreyle sürücü belgemin geri alınması, çalışma hürriyetimi ve günlük yaşantımı telafi edilemez şekilde mağdur etmektedir.
- Ceza tutanağının usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenmiş olması, teknik yetersizlikler içermesi sebebiyle iptali için Sayın Hakimliğinize başvurma zorunluluğum doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER : Trafik idari para cezası tutanağı, sürücü belgesi geri alma tutanağı, (Varsa) Hastane Kan Testi Raporu, Alkometre Cihazı Kalibrasyon Raporu İstemi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; itirazımın kabulü ile usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenen .../.../2026 tarihli idari para cezası karar tutanağının ve ehliyetime 2 yıl süreyle el konulmasına dair idari işlemin İPTALİNE, sürücü belgemin tarafıma iadesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMA CEZASI SİCİLE İŞLERİ Mİ?
Alkollü araç kullanma cezası, 50 -100 promil arası sicile işleyen bir ceza değildir ancak 100 promil ve üzeri cezalar TÜRK CEZA KANUNU 179.madde uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturur ve verilen ceza sicilinize işlemektedir.
EHLİYET AFFI VAR MI?
Toplum tarafından bu yönde bir talep olsa ve bu konu meclis gündemine zaman zaman alınsa da şu an için kanunlaşmış bir ehliyet affı bulunmamaktadır. Eğer ehliyet affı kanunlaşırsa SÜDGE ve psikoteknik gibi süreçleri ceza süreniz dolmadan tamamlamanız tavsiye olunur.
